Merak ettiklerinizi Arayın :)

21 Ağustos 2013 Çarşamba

URFA-ANTEP TURUMUZ (4)

Evettt gelip görmeyi çok istediğim bu güzel topraklardayımm ve bol bol fotoğraf çektim demiştim  :)
O kadar mükemmel bir şehir ki Şanlıurfa ,gez,gez bitiremedik .
çek,çekte bitiremedik yah orası da ayrı  mevzu:)
Yine bol fotoğraflı bir post şimdiden uyarayım :)
Ama fotoğrafları gördükten sonra bana hak vericeksiniz .Fotoğraf çekmeyi seviyorum diye o kadar çok fotoğraf çekmişim ki ayır, ayır en son blog için bunları paylaşmaya karar verdim :)
Ve yarında bu postun son bölümünü paylaşıcam gibi geliyorrr :)
Kurtuluyorsunuz benden :)

Biliyorsunuz Urfa, hz.Eyyüp (a.s) 'ın hicretle şereflendirdiği bir şehir...
Burası da Hz. Eyyüp Peygamber Makamı...
 Farklı bir atmosferi var ve buraya girdiği gibi farklı düşüncelere dalıp gidiyor insan...
Çile Mağarası...
Diğer adıyla sabır makamı olarak da anılıyor..
Bir peygamberin sabır ve tevekkülün zirvesine çıkışının hikayesi.
H.z Eyüp Peygamberin kıssasını herkes biliyordur,tekrardan paylaşmaya gerek yok sanırım :)
Bu da camiin hemen önünde bulunan yarı devrilmiş bir çam ağacı..
Görüntü olarak çok enteresan duruyor değil mi ?
:)
Hz. Eyyüp Peygamber Camii
Camiin değişik açılardan fotoğrafı ...Ağaçların arasında nasılda asil duruyor.
Sabır Makamını yakından  görüyorsunuz...
Burada da kalabalık yoğun olduğu için, guruplar halinde içeri giriliyor...
Buraya gelenler,Eyüp Peygamberin çile çektiği mağarayı  ziyaret edip namaz kılıyorlar..
Çile çekmeye devam ederken Allah'a da ibadetten geri durmuyor  Eyüp Peygamber (a.s) burada...
Sabır Makamının önünde yazılı bulunana ayet...
'' Gerçekten biz onu sabırlı bulduk.O ne kuldu.Gerçekten o hakka yönelendi. ''(Sad süresi 44)

Camiin bahçesinden bir fotoğraf karesi...
Eyüp Peygamber (a.s)'ın 7 sene hastalık çektiği yer..Buraya gelen insanlar, adak adayıp,hayır dağıtıyorlar...
 Şifalı kuyu...
Hz.Eyüp (a.s)'ın imtihan olduğu hastalıktan kurtulmasına sebep olan şifalı suyun bulunduğu kuyunun başındayız...
 Kuyunun başında yoğun bir kalabalıkla karşılaşıyoruz :)
Dua edenler,Allah'tan şifa isteyenler,duygularına hakim olamayanlar,kuyunun başında fotoğraf çektirenler...
Şifalı olarak bilinen su ve çeşmeler...
İnsanlar burada yanlarında getirdikleri şişelere su doldurup götürüyorlar yanlarında.

Eyyüb Peygamber Caminin, değişik açılardan çektiğim fotoğrafları ..
Hepsini  çok sevdim ben :)
Bu fotoğraf kareleriyle sizleri baş,başa bırakıp kaçıyorum ben :)




Ve en sevdiğim fotoğraf karesi :)
 Camiin fotoğrafını çekerken  birden gördüm amcayı :)
Yukarıdaki fotoğraflarda , huşu içerisinde namaz kılan amca yorulunca kendini yere atmış kıyamam :)



sevgilerrr...

20 Ağustos 2013 Salı

URFA-ANTEP TURUMUZ (3)

Gaziantep gezimizi bitirdikten sonra, güzel bir yolculuk sonrası  Şanlı Urfa'ya geçtik ...
Yanlız dikkatinimi çekti, iki ülkede şehir isimlerinin önlerine çok güzel ünvanlar almışlar :)
Gazi ve Şanlı :)
Nede yakışmış bu güzel şehirlerimize bu ünvanlar...
Evet şimdi de Güzel Urfa şehrindeyiz..Bu gördüğünüz Hotel El-Ruha...
İsmini Bin yıl önceki kentin isminden almış..
Ve görüntü  olarak da çok hoş bir mimariye sahip...
Biz burada kalmadık tabi..Yanından geçerken burayı da  fotoğrafladım :)
Sabah kahvaltısını yapmak için de  buraya geldik .
mekana girer girmez, açık büfe kahvaltısını gördükten sonra  çok acıkmış olduğumu farkettim :)
Öğün olarak kahvaltı yapmayı çok seviyorum.Hafif tatlar olduğu için iştahlıyımdır kahvaltıda ..
Ama kim olsa eminim bu manzarayı gördükten sonra iştahı açılır :)
Açık büfe kahvaltıda bulunması gereken  her şey mevcuttu...
Börekler,çörekler,pastalar :)
İnsan ne yiyeceğine karar veremiyor :)
 Ya bu şirin patatesten yapılmış civcivlere ne demeli :)
Bitanesinin de başı öne eğilmiş.Kıyamam yenilceğini anladı tabii :)
İştahsız çocuklar için güzel bir sunum olabilirr :)
 Ve benim kahvaltıda vazgeçilmezlerim; zeytin çeşitleri ve taze simit :)
Burada da hijyene çok dikkat edildiği, mekanın her halinden belliydi..
Bir mekanda çeşitten çok, ortamın temiz olması her zaman önceliğimdir..
Çeşit ne kadar çok olursa olsun, mekan iştahınızı kaçıracak bir görüntüye sahipse çeşidin pek bir önemi kalmıyor...
Huzur için hijyen şart :))
Burası Şeyh Hayat El-Harrani Hazretlerinin Türbesi...
 Büyük bir İslam alimi olan bu zatın türbesi de yine,aynı isimde olan Camiin hemen bitişiğinde..
 Dışarıdan bir görüntü...
Çok fazla fotoğraf var ama, hepsini paylaşma imkanım olmadığı için burayı da bırakıp yolumuza devam ediyoruz..
 Yol kenarından orjinal ve doğal bir görüntü :)
Urfa'da çok tarihi yer var ama evler de çok orjinal ...
Görüntüsü insana huzur veriyor..
Burasıda meşhur olan  Geleneksel Harran evleri..
Bölgenin iklimine göre yazın serin ,kışın ise sıcak oluyormuş evler...
 Turistler yoğun bir şekilde ziyarete geliyorlar buraları..
Bizim tarihimizi bizden çok merak edip ,önem veriyorlar gerçekten...
Bu gezimizde buna yakından şahit oldum.
 Ve geçmişin izlerini taşıyan eski eşyalar.Tozlu duvarlar arasında nasılda asil duruyorlar...
Tarihe sahip çıkmak ne güzel bir duygudur ki, böyle değer vermişler ve saklamışlar :)
 Bu tarihi evleri gezdikten sonra, yöre halkının gelen turistlere satma amaçlı hazırlamış oldukları doğal  ürünleri görüyorsunuz ..
Malum buranın acısı meşhurdur :)
Pul biber ve salçalar...
 Bu gezi burda bitmez söyleyeyim ben :)Daha çok paylaşılacak yer var çünkü.
sevgilerrr :)

19 Ağustos 2013 Pazartesi

URFA-ANTEP TURUMUZ (2)

Urfa-Antep gezimize kaldığımız yerden devam ediyoruzz :)
Bu güzel cami de Cahit Nakıpoğlu Camii...
Mimarisiyle, heybetiyle insanı kendisine hayran bırakıyor  :)
Bende, turistlerle beraber bol bol fotoğrafladım bu güzel mimari eseri ...
Yarıştık turistlerle en iyi pozu yakalayabilmek için :)
Fotoğraf çekmeyi seviyorum ama;söz konusu tarihi yerler ve mekanlar olunca daha bir şevk geliyor bana haliyle :)
Caminin bahçesi...
Ağaçlar ve yeşillendirme ferah bir görüntü veriyor insana ...
Buraların huzuru çok farklı,özellikle camilerin...
Farklı açılardan camii...

Ve Camiin içerisindeyiz...
Şu güzellik ve sanat eserinin mükemmeliği insanı alıp farklı bir aleme götürüyor..
Seyrettikçe ayrılmak istemiyorsunuz buralardan...
Ama tabi ayrılık vakti geliyor ve biz selamlayıp vedalaşıyoruz buradan da...
Gaziantep'e  gelip de  Antep'in baklavasını yemeden olmazdı :)
Camiyi gezdikten sonra soluğu burada aldık..Neresi burası '' Çavuşoğlu Kebap&Baklava Salonu ''
Buralarda çok meşhurmuş ,bu lezzet mekanı :)
Bizde merak edip, baklavalarını tatmak için kendimizi attık içeri :)
görüntü  zaten sanat eseri,lezzetini ise tarif etmiyorumm :)
Mutlaka gittiğinizde tadın derim :)
bir numara her şey...
Mekanın dekorundan tutun,hijyenine,ve tabi ki mamaların lezzetine kadar her şey çok özenilerek yapılmış..
Müşteri memnuniyeti için ellerinden geleni yapmışlar..
Biz sadece baklava yedik ve çıktık .Gezi programımız o şekildeydi...
Diğer mamaları tatma fırsatımız olmadı yani..
Gelme fırsatı bulursanız şayet  menüde; lahmacun,kuşbaşı,tavuk,adana kebabı,patlıcan kebabı,soğan kebabı,beyti kebap,sarımsak kebabı ve tabi baklava çeşitleri var..
daha sayamadığım diğer kebap çeşitleri ve kebapların yanında sundukları ayran...
Mekanda müşeteri memnuniyeti adına ,en küçük ayrıntısına kadar her şey düşünülmüş .
Çok orjinaldi,  sürahilerden tutunda mekanın ışıklandırılmasına kadar...
Baklavamızı tadıp, lezzetine hayran kaldığımız o an :)
Bu köşede ayrı bir hava katmış mekana,deyip buraya da veda ediyoruz :)
Gaziantep'in tarihi evlerinin bulunduğu bir sokak...

Hava yavaş,yavaş kararmaya başladı ve biz akşam yemeği yemek için düştük yollara :)
Nereye mi geldik?
Sunder Kültür Lokali burası...
Burası da çok nezih bir mekandı.Hem açık hemde kapalı bir  alana sahip.Tercihi siz yapıyorsunuz.
Bahçede süs havuzu ve çocuklar için oyun alanı da mevcut...
Rezervasyonunuzu yaptırıp gidiyorsunuz mekana.
Burada menü olarak ne tercih edebilirsiniz.Sabahları serpme kahvaltı ve katmerleri çok tercih ediliyormuş.
Özellikle ciğer kavurması,öğle ve akşam vakitlerinde ise yine  birbirinden lezzetli kebap çeşitlerini tercih edebiliyorsunuz...
Benim gibi daha çok otçul, sebze ağırlıklı beslenmeye meyilli bir insanla buralara gezi yapmayın derim :)
Yapacaksanız,  günün her saati  iştahından bir şey kaybetmeyen gurup arkadaşları bulup gelin buralara :)
Yazık yani çevreye zararız gerçekten :)
Millet iştahlı iştahlı yemeklerini yerken ,ben tabağıma hipnoz olmuşcasına bakıyordum hareketsiz bir şekilde :)
Tamam görüntü muhteşem  olabilir ama; elimde değil çok fazla yiyemiyorum et çeşitlerini :)
Ah ah bekle beni Antep, bir gün et çeşitlerine ısınmış  ve iştahlı bir şekilde yine geleceğim buralara  :)
O zamana kadar çayla idare ederim ben :)
sen beni düşünme Antep :)
İşte ben buyum arkadaş :)
Bana böyle görüntülerle gelin, o zaman  iştahsız bir hal alıyor muyum bakalım :)
Bir çay tiryakisinin  çayı gördüğünde ,en mutlu olduğu anlardan bir an :)
Et yemeseniz de olur ama ''çayı '' israf etmeyin lütfenn :)
24 saat çay içebilme kapasitesine sahip olmak da zor arkadaş.Kimse halinizden anlamıyorr :)
Bugünlük böyleydik, nasip olursa devam edicez yarına :)
o zamana kadar kendinize iyi  bakın şekerlerr:)